hayır sıkılmadım,tarif edemedigim bir hazla yaziyorum bunlari.
baktigimda ilk gordugum masa lambam olmasina ragmen artik farkli seyler var orda.
kabullenmisligin otesinde,hayal etmenin yakininda,sahip olmanin icinde…
oturdugu yerden neler hayal edebilirki insan?
neler dusunebilir birkac saniyede?
suan nasil uzandigini mi,uzerinde neler oldugunu mu,ruyanda neler gordugunu mu,
sabah uyanip yuzunu yikadiginda sakallarinin ucundan akip gidecek olan su damlaciklarini mi?
aidiyet kavramina olan dusuncelerimi mi?
arzu ederek severek kirdigim olmazlarimi mi?
neden sabah uykumun en guzel yerinde bir telefonla uyandirilmak icin can attigim ortadaymis meger
ruhumun istekleri cok garip
bugun yaptigim ve yarin ve sonraki gün ve cok cok sonraki günlerde de yapacagim gibi evime donmek icin hareketlenirken elini tutup gökyüzüne bakıp herkesten varklı gördüğüm varlığa içimden sonsuz teşekkür etmek gibi mesela
bende seni seviyorum derken içimden ama çok seviyorum dayanamıyorum tam şuanda öpmeliyim demek gibi.
bir kez öpüp geri çekilemeden bir daha öpmek,aynısını sarılma işlemi içinde uygulamak gibi.
gün içinde birlikte olup aşırı özlemiş olmak gibi.
baktigimda gordugum bir bedenden,bir erkekten fazlası olan seni ne kadar sevdigimi anlatmak istedim bianda.
aslinda hep yaninda oldugumu bil istedim belkide.